Free Web Site - Free Web Space and Site Hosting - Web Hosting - Internet Store and Ecommerce Solution Provider - High Speed Internet
Search the Web
Nukleer Enerji
 

 

Nükleer enerji nedir? Nasıl üretilir? Tehlikeli midir? Ne kadar risklidir? Bu yazımızda bu ve bunun gibi sorulara cevap arayacağız.

       Bir Duvar

       "Tipik bir koruma kabuğu, sıkı bir ağ halinde birleştirilmiş kalın çelik çubuklarla güçlendirilmiş olan, yaklaşık 1 m kalınlığında betondan oluşur. Öyle çok çelik desteği vardır ki; betonun döküldüğü zaman bu ağın etrafına dağılabilmesi için özel teknikler geliştirilmiştir. Ayrıca içeriden gelecek çok yüksek iç basınca dayanabilecek kadar sağlam bir kalın çelik tabaka ile kaplıdır.

            Koruma kabuğu, reaktöre dışarıdan gelecek darbelere karşı dayanıklıdır. Kasırganın savurduğu arabanın çarpmasına, bir ağaç ya da evi savurmasına, uçak çarpmasına dayanıklıdır."   (Çok Geç Olmadan, TÜBİTAK Yayınları, Bernard L. Cohen)

          Yukarıda anlatılan bir nükleer santralin reaktörünü korumaya alan duvarın özellikleri. Bu duvar ayrıca, reaktörde oluşabilecek herhangi bir radyoaktif sızıntıya karşı da filtre görevi yapabiliyor.

      Bir Yakıt

          Doğada birinin proton ve nötron sayısı toplamı 235 ve diğerinin 238 olan iki uranyum bulunur. Radyoaktif bir madde oılan uranyum nükleer enerji santrallerinde yakıt olarak kullanılır. U-235 ile U-238'in tek farkı U-238'in U-235'ten üç nötron fazla olmasıdır. Nükleer reaktörde ikisi de kullanılır. U-235'e çarptırılan nötron uranyumun parçalanmasına ve yeni nötronların oluşumuna neden olur. Bu sırada açığa çıkan enerjiyi de reaktörden alıp enerjiye çevirmektir santralin görevi. U-238 ise reaktörde plutonyuma dönüştürülerek yakılması sağlanır. Bu tür reaktörler hem elektrik üretirken hem de yakıt üretir. Böylece daha az yakıtla daha fazla enerji üretilebilir.

      Güvenlik Sistemleri

          Nükleer enerji santrallerinin maliyetinin yüksek olmasının en önemli sebebi güvenlik tdbirleridir. Koruma kabuğu, filtreler, su boruları, pompalar, jeneratörler, bilgisayar sistemleri.....

          Reaktörde üretilen enerji, pompaların yardımıyla reaktörün etrafında dolaşan boruların içindeki soğuk suyu ısıtır ve bu su buhar halinde bağlı olduğu türbünü çevirir. Türbünün dömesiyle de jeneratör elektrik enerjisi üretir. Güvenlik sistemleri burada buharın oluşumuna kadar geçen süre içide önemlidir. Çünkü reaktörü dolaşan su borularının birinin çatlaması veya kırılması sonucunda reaktör basıncı artarak, yakıtın sıcaklığını yükseltir ve kor erimesi denilen facia gerçekleşir. Bunun için yedek pompalar konulmuştur. Herhangi bir terslik durumunda yedek pompalar devreye girerek  reaktör sıcaklığını düşürürler. Ayrıca böyle bir durumda radyoaktif maddenin atmosfere sızmamasını sağlayan koruma duvarı da filtre görevini üstlenir. 

         Reaktörü saran su boruları, paslanmaz çelikten yapılır. Başka bir ifadeyle yapısında krom,  karbon ve nitrojen vardır. Bu boruların kırılmasını bırakın çatlaması bile çok zordur.

      Termik Santral mi Nükleer Santral mi?

           Termik santraller ile nükleer santrallerin tek farkı, yaktıkları yakıttır. Elektrik enerjisi üretim biçimleri aynıdır. Termik santraller kömür, doğalgaz gibi maddeleri yakarak enerji üretirler. Ancak termik santrallerin yapıları gereği, nükleer santrallere oranla çevreye zararları daha fazladır. Nükleer santrallerde bulunan güvenlik önlemleri de termik santrallerdekilerle kıyaslanamaz bile. Ancak kurulum maliyetleri daha az ve daha az tepki topladıklarından kurulurlar. Bence yukarıdaki sorunun cevabı nükleer santral olmalıdır. Evlerimizde neden kömür yakıyoruz? Osdundan ve kağıttan daha uzun süre yandığı ve veriminin yüksek olmasından dolayı. İşte evimizi santrale benzetirsek, kömürün yerini uranyum ve odunun yerini de kömür alır. Uranyum daha yüksek verimli bir kimyasaldir.

      Nükleer Santral neden istenmiyor?

             Bu sorunun cevabı çok basit: Nükleer santralin adının nükleer olması ve yaktığı yakıtın nükleer olması. Nükleer santrale karşı olanlar, uranyumun verimini, santrallerdeki güvenlik sistemlerini bilmemektedirler. Dünyada gelmiş geçmiş tek nükleer kaza Çernobil faciasıdır. Bunun da bilinmesinde fayda vardır ki, bu kazanın oluşumu (Rusya, Bulgaristan ve Ermenistan gibi ülkelerdeki nükleer santrallerin koruma kabukları incedir ve derhal bu santrallerin kapatılması gerekir fikrine de katılıyorum.) tamamen insan faktörüdür. Santral çalışanlarının santralin ne kadarlık bir basıca kadar dayanabileceğini ölçmek için yaptıkları abuk sabuk bir deney sırasında gerçekleşmiştir. Buna rağmen yine de nükleer santraller alternatifi şu anda olmayan yüksek verimde enerji üreten tek santral tipleridir.

              Ülkemiz umarım yakın bir gelecekte bu ucuz ve güvenli enerjiden yararlanmaya başlar. Unutmayalım ki, her gün binlerce kişi sırf sigara yüzünden ölüyor. Trafik kazalarında her yıl binlerce insanımızı kaybediyoruz. Artık günümüzde karşıdan karşıya geçmek bile büyük bir risk iken, güvenlik önlemleri ihmal edilmeden inşa edilen nükleer santrallerin riski sigaradan, trafik kazasından, sobadan gelebilecek tehlikelerden çok daha düşük.